GURBETCiLERi AZARLAYRAK UYARIYORDU!

25 Kasım 2016 Cuma, 19:11
SILA YOLU03

Sıla yolu, çile yolu
GURBETCiLERi AZARLAYRAK UYARIYORDU!

Yaklaşık 60 yıl önce avrupa ya göç eden Avrupalı Türkler, bin bir çileler çektiği ve zaman içersinde, farkına varmadan vatan eylediği Avrupa´dan, Türkiye´ye hala karayolundan gitmeye devam ediyor. Avrupali Türkler anavatana, Karayolu, Havvayolunu tercih ediyor, az da olsa, Otobüs ve Tren´de tercih edenler de var. Uzun senelerden beri özelikle, bazen zamanın şartları yol güzergahını değiştirsede, genellikle gurbetciler Almanya´dan sılaya kısa olması hasebiyle, Avusturya, Solevenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan güzergahını tercih ediyor. Bu arada hala, Macaristan, Makedonya ve Yunanistan güzergahını tercih edenlerde bulunuyor.

Eskiden gurbetcilerin tercih ettiği ana güzergah yolu iyi değildi. Hata eski Yogoslavya´da yollar parça parça betondu. Arabalar beton yolda giderken hoplaya hoplaya gidiyordu. Ayrıca Benzin istasyonlarında, her türlü üç kağıtcılık ve dolandırıcılık vardı. O zamanlar akaryakıt alırken kazıklanmamak için, benzin kuponlarıyla yakıt alırdık ama, deponuz dolarken dikkatiniz dağıldığı an sizi, Benzin Kuponu ile bile kazıklıyorlardı. Şunu söylemeye çalışıyorum. Gurbetciler tarih boyu, “sıla yolu, çile yolun da“ çeşitli entrikalarla soyuldu. Gurbetcilere kimse sahip çıkmadı. Gurbetcileri herkes, o zamanlar Türkiye dahil soyulacak, yolunacak Kaz olarak gördü. Dolaysıyla o zamanlar Araçlar daha fazla bozulur, yollarda soygun tuzakları çok olurdu.

Şimdi yol güzergahında rüşvet kalkmış durumda. Arada bir belki verenler olabilir ama, en azından gümrüklerde açık açık rüşvet isteme işi yok. Denk gelmedim. Zaten uzun yıllardan beri, bu konuda her şeyi göze alarak rüşvet vermiyordum.
Ama çoğu gurbetci, yolda çoluk çocuğum perişan olmasın, başımıza bir dert gelmesin diye, rüşveti verdi. Bu konuda gurbetciler, sıkıntı çekmeyeyim diye çok ta bonker davrandı. Çoğu zaman rüşveti talep edilmeden bile verdi.

Bugün ise, sıla yolunun çoğu, ufak tefek sıkıntılar olsa da Otoban. Eski yollardan eser yok. Yollar daha rahat ve daha güvenli. Fakat yol güzergahında hala, fazla sayı da, Otoban parası olmak üzere, gurbetcilerden alınan ve oldukça yekün teşkil eden bir Meblağ var. Elimde resmi bir bilgi yok ama, bu Meblağ kesinlikle milyarlarca dolar. Diğer bir tabirle gurbetciler, ödediği çeşitli ücretler vasıtasıyla resmi olarak soyulmaya devam ediyor.

Almanya, Avusturaya ve Solevenya gümrükleri, avrupanın asaletine uygun. Bu gümrükleri rahatca geçebiliyorsunuz. Arda denetim olsa bile, kolayca işiniz halloluyor.

HIRVATiSTAN
Hırvatistan´da her zaman kuyruk var. AB ülkesine yakışan bir hizmet verdikleri mecul. Hırvatistan´nın hala bu ve diğer konularda çok yol alması gerektiği muhakak. Şunu da belirteyim ki, Hırvatistan´nın AB üyesi olması, ülkede olumlu değişikliklere vesile olmuş.

SIRBiSTAN
Sırbistan ise, yerinden zor ırganan memuru ile hizmet veriyor. Memurlarının suratı asık. Sanki kendinizi kominist bir ülkeye giriyormuş gibi hissediyorsunuz. Sırbistan akaryakıtın en pahalı olduğu ülke. Gariptir eski yıllarda Sırbistan da akaryakıt ucuzdu. Fakat Sırbistan da da olumlu gelişmeler var. Yol güzergahında ki dinlenme tesisleri daha modern hale gelmiş ve tuvaletler düzelmiş.

BULGARiSTAN
Bulgaristan hala eski kominizimin izlerini taşıyor. Bulgarların kominist kafalarının, demokratik kafa ile değişmesi mecburi. Fakat en azından artık, gidebileceginiz tuvaletleri olmaya başlamış. Yolları genelde iyi ama, hala yol inşaatları devam ediyor. Otoban Vignetlerini farklı yerlerden, farklı ücretle alıyorsunuz. Vignetleri en ucuz satan Shell. Organize iyi değil. Arabanızı gümrükte fıskiyeyle suluyorlar ve karşılığında Bulgar Devleti 6,80 € haraç kesiyor. Otoban parası 8.00 € / 10.00 € arası kazıklanmanıza göre değişiyor.

Bulgaristan´a iki paketten fazla sigara sokamıyorsunuz. Fazlasına el koyuyorlar. Aslında Bulgaristan AB´nin büyük ölçüde hala kominist ülkesi. AB üyeliğiyle olumlu gelişmeler olmuş. Yollar düzeliyor, gitmeye W.C. leri olmaya başlamış ama, az iç kısımlara gireseniz çok yerde sefilleri oynuyor. Bulgarların tam AB ülkesi olması için, bir asır geçmesi lazım. Çünkü kafaları hala kominist kafası, fazla değişmemiş.

Her zaman Gümrüğünde kesinlikle bekliyorsunuz. Birde Bulgarların AB ülkesinden gelen araçları Bulgaristan´dan Türkiye´ye girerken aramak istemesi, hiç bir akıl ve mantıkla izah edilemez. Bunu sorduğumda Polis, biz avrupanın son ülkesiyiz ondan diyerek savunması da ayrı bir garabet. Çünkü gelen araç zaten AB ülkesinden tatile geliyor. Bunu biliyorsunuz. AB diğer ülkelere ne kadar malını satsa o kadar kar. Daha neyi aramak istiyorsunuz?

TÜRKiYE
Türk Gümrügünde dört ayrı kontrolden geçiyorsunuz. Bu ne kontrolüdür anlamıyorum. Aslında en fazla iki kontrol yeter. Bu kadar çok kontrole karşın, bu zaman kaybı seri çalışma sistemiyle epey kapatılıyor. Türk Gümrüğü´nün avrupadan gelen gurbetcilere her türlü kolaylığı göstererek, geçişlerini daha da kolaylaştırması gerekiyor. Normal bir insan çocuğu, çoluğu ile, bir otomobile tatile geldigi ülkesine, ihtiyacından başka ne getirebilir? Zaten Otomobil, icindeki insanların ihtiyacını koyduğunda doluyor.

Türkiye´de eskiden Edirne İstanbul arasında iyi, dinlenme tesisleri yoktu, şimdi var. Ama bunların arasında ciddi olmayan, bakımsız, eski Türkiye´yi andıranlarda var. Bu nedenle gurbetcilerin temiz, iyi ışıklandırılmış ve düzgün personelin çalıştığı yerleri tercih etmesi gerekiyor.
Kapıkule´den orta Doğu Karadeniz´e, eskiden hayal bile edemediğiniz şekilde, çogu Otoyol, iki şerit temiz bir yolla ulaşabiliyorsunuz. Özelikle İstanbul´dan itibaren yolda sizi, fahiş fiyat uygulamya çalışan, gurbetcisiniz diye faydalanmaya çalışan kimse yok. Geçemiş senelerde bu tipler her yerde vardı.
Olağanüstü hal olmasına rağmen, ara ara Polis noktalar olsa bile, ciddi bir kontrole rastlamadım. Hata hiç bir yerde durdurulmadım. Açıkca söylemek gerkirse Türkiye´de gittiğim yaklaşık 4000 km lik yolda olağanüstü hal durumu yoktu. Olağanüstü hali devletin kendine uyguladığını düşünüyorum.

BU iLGiLi DEVLET MAKAMINA SiKAYATTiR
Fakat Türkiye´den çıkşta Gümrük´te banketten geçen gurbetcileri uyarmak için görevlendirilen bir Bayan Gümrük Memurunun´nun, gurbetcileri kovar gibi, azarlayarak uyarması, akıl alır gibi değildi. Bayan Memura sert tepkimi anında gösterdim. İsmini sordum ismini söyleyemedi. Seninle uğraşamayacağım dedi. Polis´e ihbar ettim. Gümrük Müdürlüğüne şikayet etmemi söylediler. Bu arada ben Bulgaristan´a girmiştim. En önemli noktaya, en agrasif memurunu yerleştiren görevli Amiri protesto ediyorum. Tatil sezonu olması nedeniyle, binlerce gurbetcinin geçtiği bir noktaya, agrasif bir memurun görevlendirilmesini, devletin imajini zedelemek için bilerek kasten yerleştirildiğini düşünüyorum.

Olayın olduğu tarih: 09.09.2016 Saat gece 01.30 civarı. Ayrıca aynı anda 155 Polis´i aradım ve şikayet ettim. Polis araştırdı ve Bulgaristan´a geçtikten sonra Plolis beni aradı ve Polis memuru olmadığı için. Gümrügün şikayet telefonunu verdi. Fakat Gümrüğü geçtiğim için daha üstüne gidemedim. Türkiye´den Bulgaristan´a girerken karşılaştığım ilk memurdu.

SOYULMAYA DEVAM EDiLiYORUZ
Otoban parsı, Tünel Parası, Sulama parası başta olmak üzere, hala bilip bimediğimiz şekilde, soyulmaya devam ediyoruz. Akaryakıtı bize daha yüksek fiyata satan ülkeler var. Aracınız arıza yaptığında istdeikleri parayı vermek zorundasınız, tabi olarak fahiş üceretle araçlar tamir ediliyor. Başınıza her hangi bir olumsuzluk geldiğinde yolunacak kaz muamelesi görmeye devam ediyoruz.

Sıla yolu çok uzun. Binlerce kilometre. Yol yorğunluğu, gümrük, kuyruk çilesi, aslında çekilecek gibi değil. Harcadığınız para da cabası. Aslında artık sıla yolundan vazgeçmemizin zamanı geldi geçiyor. Senelerce “SILA YOLU, ÇiLE YOLUN´DA“ çok soyulduk. Kötü muamemelere maruz kaldık. Çok gurbetcimiz kaza sonucu öldü, yaralandı, sakat kaldı.

Artık sıla yolundan vazgeçmeliyiz. Tatile uçak biletlerinin ucuz olduğu tarihlerde gitmeliyiz. Türkiye´de Araç kiralamalıyız. Eğer böyle yaparsak aynı maliyetle tatilimizi yapmamız mümkün. Artık Türkiye´ye fazla bir şey götürmek zorunda değiliz. Memleketimizde her şey var. Tabi illa gitmek isteyen gidecektir. Ama tatil zamanımızı değiştirir, biraz farklı planlarsak aynı maliyete uçakla gidip gelebiliriz. Bunu hep beraber düşünmeliyiz. Hemde çok düşünmeliyiz. Eğer sıla yolundan gidişleri en aza indirirsek, az gidenlerde gümrüklerde daha iyi muamele görecek ve daha itibarlı olacaklardır. Çünkü eskiden herkes Sıla Yolundan gidiyordu ve o zamanlar, bizi daha fazla soyuyorlardı. Şimdi daha az gurbetci karadan gidiyor ve daha iyi hizmet alıyor. Aslında mümkün olsa da karayolundan hiç kimse gitmese daha iyi olacak. Ömrümüz uzayacak, sağlığımıza faydası olacak. Yolculuk çok stresli, Gümrük çilesi, maşakatlı, yorgunluk dolu, uykusuzluk ve sağlığa zarar veren her şeyi içinde barındırıyor.

Herkesin tatilini, en iyi biçimde planlaması, karayolunu kullanmaması, maliyetini azaltamak için ucuz sezonda tatlie gitmesi, en önemlisi nasıl giderse gitsin, sağ, selim, en mutlu şekilde yuvasına dönmesi dileğimle.

Hüseyin Duman / 06.10.2016

SILA YOLU04

SILA YOLU02

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz